13 Şubat 2016 Cumartesi

Gezgin * Halil Cibran

     Bir gün Güzellik ve Çirkinlik bir deniz kıyısında karşılaştılar. Ve dediler, "Haydi, denize girelim."
     Ve giysilerini çıkartıp sularda yüzdüler. Ve bir süre sonra, Çirkinlik kıyıya dönüp Güzelliğin giysilerine büründü ve yoluna gitti.
     Ve Güzellik de denizden çıktı; ve kendi giysilerini bulamadı; ama çıplak olmak utandırıyordu onu; çaresiz Çirkinliğin giysilerine büründü. Ve yoluna devam etti Güzellik.
     O gün bugündür erkekler ve kadınlar onları birbirine karıştırır.
     Ancak içlerinden Güzelliğin yüzünü önceden görmüş kimileri vardır ki, giysilerine bakmaksızın tanırlar onu. Ve yine Çirkinliğin yüzünü bilen kimileri vardır ki, giysi onu gözlerinden gizleyemez. (Giysiler isimli öykü)


     
Bir istiridye komşu istiridyeye dedi, "İçimde büyük bir sancı var. Ağır ve yuvarlak; ve bana çok ıstırap veriyor."
     Ve öbür istiridye tepeden bakar bir hoşnutlukla yanıtladı, "Göğe ve denizlere şükürler olsun ki benim içimde hiç bir sancı yok. İçimde ve dışımda herşey iyi ve tamam."
     O sırada oradan geçmekte olan bir yengeç iki istiridyenin konuşmasını duydu ve içinde ve dışında her şey iyi ve tamam olan istiridyeye dedi, "Evet, iyi ve tamamsın; ama komşunun taşıdığı sancı gerçekte son derece güzel bir inci." (İnci isimli öykü)


     

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder